Burada sepetinize eklediğiniz ürünleri inceleyebilirsiniz. Gerektiğinde miktarları ayarlayabilir veya ürünleri kaldırabilirsiniz. Not: Metrekare fiyatının güncel hali için iletişime geçiniz.
| Ürün Adı | Adet(m²) | Fiyat(TRY) | İşlem |
|---|
Duvar üstü korkuluklar, yapıların sınırlarını belirlemede, güvenlik sağlamada ve aynı zamanda estetik bir tamamlayıcı olarak kullanılmaktadır. Özellikle teras, balkon, istinat duvarları, havuz çevresi veya yüksek bahçe duvarları gibi düşme riskinin bulunduğu alanlarda vazgeçilmez bir güvenlik unsurudur. Bu makalede, duvar üstü korkulukların amaçlarını, kullanılan malzemeleri ve uygulama süreçlerini detaylıca inceleyeceğiz.
Duvar üstü korkuluk (veya parapet korkuluğu), mevcut bir duvar yapısının (genellikle bir metreden yüksek) üst kısmına sabitlenen, dikey bir engelleyici sistemdir. Bu sistemin temel işlevi, hem insanları hem de evcil hayvanları yüksekten düşme tehlikesine karşı korumaktır. Ayrıca, kötü niyetli girişleri engellemek için caydırıcı bir fonksiyon da görebilir.
Bu sistemlerin işlevselliği iki ana başlıkta toplanır:
Korkuluk seçiminde malzeme, hem dayanıklılık hem de bakım maliyetleri açısından kritik öneme sahiptir. Kullanılacak malzemenin dış hava koşullarına (yağmur, kar, güneş, nem) ve korozyona karşı dirençli olması gerekir. En çok tercih edilen malzemeler şunlardır:
Paslanmaz çelik korkuluklar, modern mimarinin en popüler tercihlerindendir. Özellikle deniz kenarı gibi yüksek nemli bölgelerde tercih edilir çünkü paslanmaya karşı yüksek direnç gösterir (özellikle 304 veya 316 kalite çelikler). Temizliği kolaydır ve minimal bir görünüm sunar. Estetik ve dayanıklılık arayan projeler için idealdir.
Alüminyum, hafif olması, kolay işlenebilmesi ve **sıfıra yakın bakım gerektirmesi** nedeniyle çok yaygındır. Genellikle elektrostatik toz boya ile renklendirilir, bu da onu paslanmaya karşı dayanıklı kılar ve geniş bir renk yelpazesi sunar. Maliyet etkin bir çözümdür.
Klasik, rustik veya ağır mimari yapılara mükemmel uyum sağlar. Ferforje, sağlamlık açısından rakipsizdir ancak hava koşulları nedeniyle paslanmaya eğilimlidir. Bu nedenle **düzenli boya ve bakım** gerektirir. Özel tasarım ve sanatsal detaylar için tercih sebebidir.
Manzarayı kapatmak istemeyen yapılar için idealdir. Genellikle temperli veya lamine cam kullanılır ve cam, paslanmaz çelik veya alüminyum direklerle sabitlenir. Cam korkuluklar, şeffaf yapısıyla mekânı daha ferah gösterir ancak parmak izi veya su lekelerine karşı sık temizlik gerektirebilir.
Duvar üstü korkuluk montajında en önemli faktör, korkuluğun duvara ne kadar sağlam sabitlendiğidir. Bir korkuluk, yalnızca yatay yüklere (bir kişinin yaslanması veya çarpması) değil, aynı zamanda dikey yüklere de (rüzgar veya kar birikmesi) dayanıklı olmalıdır.
TSE ve ilgili belediye yönetmelikleri, korkuluklar için belirli standartlar öngörür:
Başarılı ve güvenli bir duvar üstü korkuluk uygulaması için aşağıdaki hususlara kesinlikle dikkat edilmelidir:
Duvar üstü korkuluk montajı için yasal izin gerekli midir?
Eğer korkuluk mevcut yapının (örneğin bir apartmanın ortak bahçe duvarının) dış cephe görünümünü veya yapısal bütünlüğünü etkileyecekse, genellikle **belediye veya site yönetiminden izin alınması** gerekir. İç mekân (teras) uygulamaları genellikle daha serbesttir, ancak güvenlik standartlarına uymak zorunludur.
Alüminyum korkuluk mu yoksa paslanmaz çelik korkuluk mu daha uzun ömürlüdür?
Her iki malzeme de çok dayanıklıdır. **Paslanmaz çelik** (özellikle deniz ikliminde 316 kalitesi), yük taşıma kapasitesi ve korozyona karşı üstün kimyasal direnç sunar. Ancak maliyeti daha yüksektir. **Alüminyum** ise bakım gerektirmemesi ve hafifliği ile avantaj sağlar. İyi boyanmış bir alüminyum korkuluk, karasal iklimde paslanmaz çelik kadar uzun ömürlü olabilir.
Cam duvar üstü korkuluklar ne kadar güvenlidir?
Son derece güvenlidirler. Modern cam korkuluklarda genellikle en az **8mm kalınlığında temperli cam** veya iki cam katmanının lamine edildiği (kırılsa bile dağılmayan) sistemler kullanılır. Camın sağlamlığı ve bağlantı elemanlarının kalitesi TSE standartlarına uygun olduğu sürece düşme tehlikesi minimumdur.